sekerlileblebi

Just another WordPress.com site

>BLOGUMA DOKUNMA Mart 1, 2011

Filed under: Bizden Haberler — Şekerli Leblebi @ 08:19

>

 

>kavala (yunanistan) kurabiyesi Şubat 26, 2011

Filed under: Tatlılar — Şekerli Leblebi @ 06:39

>

gerkese günaydınlar
umarım haftasonunuz çok güzel geçer

bu tarif bizim evde en çok sevilen kurabiyedir.tarifini bulup denemeden önce edirneye gittikçe alırdım. orda çok satılır ancak ankarada falan hiç göremedim ben. evde yapılanıda hazıra çookkk yakın bir tat oluyor ama genede alabilen bulan varsa  hazırını bir denesin derim ben. gelelim tarife….

1 paket margarin (dışarıda bekliyecek yumuşak olacak
1 paket kabartma tozu
1 kahve fincanı pudra şekeri
aldığı kadar un (kulak memesi yumuşaklığında)
2 avuç badem

2 avuç bademi bıçakla kes tavanın içine biraz tereyağ koy bademi kavur üzerine biraz un serp yoğurduğun hamura ilave et hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopar ve ay şekli ver yağlanmış tepsiye diz
fırını biraz ısıt 160 derecede altı hafif pembeleşince çıkar sakın üstü kızarmasın bol pudra şekerine bula servis tabağına al telrar pudra şekerİ serp üzerlerine….AFİYET OLSUN


 

>ne kadar bilirsen bil Şubat 20, 2011

Filed under: Uncategorized — Şekerli Leblebi @ 17:37

>Birkaç yüzyıl önce Papa bütün Yahudilerin Roma’yı terk etmeleri
gerektiğine karar verir. Doğal olarak Yahudi toplumundan büyük bir tepki gelir. Bunun üzerine, Papa ile Yahudi toplumundan önde gelen birisiyle karşılıklı dini bir müzakere yapmalarını önerir.

Yahudiler kazanırsa kalacaklar, Papa kazanırsa gidecekler. Yahudiler
çaresiz kabul eder ve temsilci olarak Moiz’i seçerler. Ancak Moiz’in Papa ile aynı dili konuşamaması nedeniyle müzakere de konuşmak yerine sadece işaret dilinin kullanılmasını teklif ederler.
Papa kabul eder. Müzakere günü geldiğinde iki taraf karşılıklı yerlerini
alırlar ve karşılıklı olarak bir süre bakıştıktan sonra Papa elini kaldırarak üç parmağını gösterir.
Buna karşılık Moiz tek parmağını kaldırır.
Papa parmaklarını sallayarak başının etrafında çevirir.
Moiz ise parmağıyla yeri işaret ederek oturduğu yeri gösterir.
Papa yanındaki çantadan bir parça ekmek ve şarap çıkartınca Moiz de bir elma çıkartır.
Bunun üzerine Papa ayağa kalkarak :
‘Ben pes ediyorum, Yahudiler kalabilirler’ der.

Müzakere sonrasında Papa’nın etrafına toplanan kardinaller Papa’ya ne
olduğunu sorduklarında Papa;
– Ben önce 3 parmağımı gösterip Kutsal Üçlüyü işaret ettim.
Buna karşılık o bana tek parmağını gösterip her iki dinin de tek tanrıyı
tanıdığını soyledi. Ben parmaklarımı sallayıp başımın etrafında çevirerek tanrının bizim etrafımızda olduğunu gösterdiğimde o da oturduğu yeri işaret ederek tanrının onların durduğu yerde de olduğunu işaret etti.
Ben kutsal ekmek ve şarap çıkartıp tanrının bizim günahlarımızı
bağışladığını göstermek istediğim zaman da hemen bir elma çıkartıp bana ilk günahı hatırlattı.
Herifin her şeye bir cevabı var. Ne yapabilirdim ki?

Aynı sırada Yahudi cemaati de Moiz’in etrafını sarmış ona nasıl başardığını soruyorlardı. Moiz:
– Önce bana 3 parmağını gösterip 3 gün içinde burayı terk etmemizi
istedi. Ben de ona bir tekimizin bile ayrılmayacağımızı söyledim. Sonra bütün şehrin Yahudilerden temizleneceğini söyledi. Ben de, hiç bir yere gitmeyip olduğumuz yerde kalacağımızı söyledim.
– Sonra ne oldu? diye kalabalık heyecanla sordu.
– Valla,sonrasını ben de pek anlamadım. Adam biraz hiddetlendi ve öğle
yemeğini çıkarttı. Bunun üzerine ben de benimkini çıkarttım.
Hepsi bu!… 

 ne kadar bilirsen bil, bilgin karşındakine anlatabildiğin kadardır:)

 

>ev gibisi yok Şubat 18, 2011

Filed under: Bizden Haberler — Şekerli Leblebi @ 18:47

>işte geldim burdayım. bloguma kaldığım yerden devam inşaallah. ben yokken bir çok arkadaşıma yoruz yazamadım sessiz takip ettim herkesi. ancak ben yokken dahi bloguma giren ve yorum yazan arkadaşlara çoookkk teşekkür ediyorum.
leblebiler kaldığı yerden devam….
tam yol ileri…
bu arada 100. izleyicime ödül falan yok bol bol selam dua var o kadar…( az kaldı sabırla bekliyorum)
özlemişim blogumu

 

>anlamak-anlatmak

Filed under: ordan burdan şurdan — Şekerli Leblebi @ 07:49

>

Birkaç yüzyıl önce Papa bütün Yahudilerin Roma’yı terk etmeleri
gerektiğine karar verir. Doğal olarak Yahudi toplumundan büyük bir tepki gelir. Bunun üzerine, Papa ile Yahudi toplumundan önde gelen birisiyle karşılıklı dini bir müzakere yapmalarını önerir.

Yahudiler kazanırsa kalacaklar, Papa kazanırsa gidecekler. Yahudiler
çaresiz kabul eder ve temsilci olarak Moiz’i seçerler. Ancak Moiz’in Papa ile aynı dili konuşamaması nedeniyle müzakere de konuşmak yerine sadece işaret dilinin kullanılmasını teklif ederler.
Papa kabul eder. Müzakere günü geldiğinde iki taraf karşılıklı yerlerini
alırlar ve karşılıklı olarak bir süre bakıştıktan sonra Papa elini kaldırarak üç parmağını gösterir.
Buna karşılık Moiz tek parmağını kaldırır.
Papa parmaklarını sallayarak başının etrafında çevirir.
Moiz ise parmağıyla yeri işaret ederek oturduğu yeri gösterir.
Papa yanındaki çantadan bir parça ekmek ve şarap çıkartınca Moiz de bir elma çıkartır.
Bunun üzerine Papa ayağa kalkarak :
‘Ben pes ediyorum, Yahudiler kalabilirler’ der.

Müzakere sonrasında Papa’nın etrafına toplanan kardinaller Papa’ya ne
olduğunu sorduklarında Papa;
– Ben önce 3 parmağımı gösterip Kutsal Üçlüyü işaret ettim.
Buna karşılık o bana tek parmağını gösterip her iki dinin de tek tanrıyı
tanıdığını soyledi. Ben parmaklarımı sallayıp başımın etrafında çevirerek tanrının bizim etrafımızda olduğunu gösterdiğimde o da oturduğu yeri işaret ederek tanrının onların durduğu yerde de olduğunu işaret etti.
Ben kutsal ekmek ve şarap çıkartıp tanrının bizim günahlarımızı
bağışladığını göstermek istediğim zaman da hemen bir elma çıkartıp bana ilk günahı hatırlattı.
Herifin her şeye bir cevabı var. Ne yapabilirdim ki?

Aynı sırada Yahudi cemaati de Moiz’in etrafını sarmış ona nasıl başardığını soruyorlardı. Moiz:
– Önce bana 3 parmağını gösterip 3 gün içinde burayı terk etmemizi
istedi. Ben de ona bir tekimizin bile ayrılmayacağımızı söyledim. Sonra bütün şehrin Yahudilerden temizleneceğini söyledi. Ben de, hiç bir yere gitmeyip olduğumuz yerde kalacağımızı söyledim.
– Sonra ne oldu? diye kalabalık heyecanla sordu.
– Valla,sonrasını ben de pek anlamadım. Adam biraz hiddetlendi ve öğle
yemeğini çıkarttı. Bunun üzerine ben de benimkini çıkarttım.
Hepsi bu!… 

 ne kadar bilirsen bil, bilgin karşındakine anlatabildiğin kadardır:)

 

>tatilll Ocak 29, 2011

Filed under: Bizden Haberler — Şekerli Leblebi @ 19:27

>leblebiler gider. kısa bir süre için offline olurlar.

çevrımdışıyız. tatildeyiz. anneciğim babacığım  yanında çocukluk günklerime dönerek pofur pofur dinlenmeyi planlıyorumm::))

 

>hastayım ben Ocak 27, 2011

Filed under: Bizden Haberler — Şekerli Leblebi @ 06:11

>

ayyy bu hastalık beni öldürecek::(( nasıl bir gripmişl anlamadım. bitmedi gitti..